Düzce Umut Atölyesi Harvard Üniversitesi’nde!

20150410-113003.jpg

8 Nisan’da ABD’nin Boston şehrinde bulunan Harvard Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte Düzce Umut Atölyesi tanıtıldı.

Dünya’nın en saygın üniversiteleri arasında gösterilen Harvard Üniversitesi’nin Tasarım Okulu’nda Prof. Sibel Bozdoğan’ın moderasyonunda düzenlenen “İstanbul’da Alternatif Mekansal Pratikler” başlıklı etkinliğe mimarlık ofisi Superpool’dan Selva Gürdoğan ve Gregers Thomsen ve Düzce Umut Atölyesi gönüllülerinden Yaşar Adanalı konuşmacı olarak katıldılar.

Etkinlikte, Türkiye’nin ilk kiracılar hareketi olan Düzceli Evsiz Kiracı Depremzedeler Konut Kooperatifi’nin mücadelesi ve kooperatifle dayanışma amacıyla kurulan, gönüllülerden oluşan İstanbul merkezli Düzce Umut Atölyesi kolektifinin çalışmaları da anlatıldı. Düzce Umut Atölyesi, Harvard Üniversitesi’nin öğrenci ve akademisyenleri tarafından ilgi ile karşılandılar.

Adanalı sunumunda, Düzce’de kiracı depremzedelerin verdikleri uzun hak mücadelesine eklemlenen Umut Atölyesi’nin önemini şu şekilde anlattı:

İstanbul kentsel pratikler anlamında çok hareketli bir yer. Sayıları sürekli artan birçok farklı inisiyatif ve kentsel mücadele pratiği mevcut. Ancak İstanbul başta olmak üzere Türkiye kentlerinde yaşanan dönüşümün boyutuna (yani mega projelerin hakimiyeti ve müllksüzleştirme sürecine) paralel bir şekilde, haklı olarak mücadele eylem ve diline ‘savunma’, ‘direnme’, ‘yaptırmama’ hakim. Özellikle Gezi sırasında ortaya konan, mekansal küçük üretimler, kentin üretimine doğrudan katılım gibi pratikler, ve hemen sonrasında yaşanan “mekansal rönesans” aradan geçen 2 senede belki de kaçınılmaz olarak sönümlenmiş durumda. Her şeye rağmen umuda ihtiyaç var.

Düzce Umut Atölyesi iki sebepten ilginç bir deneyim:
1) Öncelikle, deprem sonrası yeniden inşa sürecinde yok sayılan kiracıların 15 yıl boyunca devam ettirdikleri bir mücadele sürecine eklemleniyor olması sebebiyle. Dile kolay, 15 yıl. Halen büyük kısmı aynı insanlar. Ve bu mücadele aynı zamanda Türkiye’nin ilk kiracılar hareketi.
2) Atölye, Düzce Projesi’ne özgü sorunlarla baş ederek katılımcı bir süreç örmeye, çözümler üretmeye çalışırken aslında hem bu sorunlar hem de geliştirilen çözümlerin büyük bir kısmı doğrudan İstanbul ve Türkiye’yi de ilgilendirmekte. Süreç içinde atılan her adım İstanbul’dan beslenmekte ve İstanbul’a bir geri dönüşte bulunmakta. Daha spesifik olursam eğer, Düzce Umut Atölyesi’nin cevap aradığı aşağıdaki sorular tüm Türkiye’yi ilgilendirmekte:

– Mekanı kim üretir?
-TOKİ, mülksüzleştirme projeleri, kentsel dönüşüm örnekleri, mega projeler paradigması içinden nasıl farklı bir mekan üretim pratiği mümkün olabilir?
– Değişim değerinin bu kadar öne çıktığı bir konut bağlamında kullanım değeri merkezli bir tasarım süreci nasıl örülür?
– Farklı (mimarlık, planlama, mühendislik, sosyal bilimler gibi) disiplinler ve kullanıcılar bir arada, katılımcı yaklaşımların olmadığı Türkiye gibi bir ülkede nasıl bir tasarım süreci tasarlayabilir?

Yani ortaya bir mekansal üretim modeli koyma ihtiyacımız var ve İstanbul’daki mevcut mücadele pratiklerinin aciliyet ve önceliklerinin farklı olması sebebiyle bu modeli başka bir yerde, İstanbul’dan 200 km ötede araştırmak durumundayız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s